GALATASARAY DÜNYANIN EN İYİ 10. TAKIMI

Avrupada türkiye denilince insanların aklına iki şey birisi istanbul diğeri galatasaray neden acaba nedenini ben size söylim birisi avrupada ve diğer kıtalarda adından sıkça bahsedilen hem turizm hem kültürel hemde tarihi mekanlar açısından oldukça zengin olan bir metropol şehri istabul var ikinci ise futbol ve zaferler denilince akla ilk gelen takım galatasary neden mi çünkü türkiyeye türk insanına ilkleri yaşatan takımdır o kadrosunda hep dünya yıldızlarını barındırmış zengin bir kadro oluşumunu il defa türk futbolunda başlatmış bir takımdır o kadro geçmişine şöyle bir bakıldığında taçsız kral Metin Oktay'dan tutnda karpatların maradonası lakaplı Georghe Hagi'ler Hakan Şükür'ler Arif'ler Okan'lar Popescu'lar 'İllee'ler vardır ve bu takım türkiye'ye ilk defa uefa kupasını kazandırmanın haklı gururunu yaşatmış dünya takımları arasında kendi milli takımına en çok oyuncu veren bir takımdır hee bide 4 sene üstüste şampiyon olmasınıda unutmamak lazım tabi o kadar çok başarıları varki anlatılmaz ee bu kadar çok başarılara zaferlere adını yazdırmış bir takım bilinmeyecekte hatırlanmayacakta hangi takım bilinecek demii

Bu Blogda Ara

25 Şubat 2010 Perşembe

Hiçbir 'iktidar, tez, parti hatta sistem' sonsuza kadar ayakta kalamaz!



BALYOZ, Ergenekon ile çok farklı!



Dün yazdım ama son 24 saatte kamuoyunda gördüklerim ile bir kez daha üzerinden geçmek istiyorum; Balyoz ile Ergenekon "özünden gelişimine kadar" çok farklı "iddia edilen yapılar"!


Biri, "her şeyi içine çeken bir genel", diğeri "uzmanlaşmış kişileri içine alan bir özel". Daha açık yazayım; Ergenekon, psikolojik olarak hazır olunmayan bir iktidara karşı "genel bir algılama ve tepki" denkleminin adı... Balyoz, yine aynı iktidara karşı "özü askeri bir hamleye" dayanan ve "bir harp oyunu mantığı" içinde geliştirildiği iddia edilen bir yapı. Biri sivilden askere, diğere askerden sivile. Bence fark çok açık!


Başlayan her şey biter


DAHA açık yazayım; genleşen her şey büzüşür! Bu "içinde yaşadığımız sistem için tanımlanmış" bir kural olup, istisna yoktur.


Sevgili dostlar, bu noktada daha önce "piyasalardaki genleşme-büzüşmeyi" sorgulamak adına örneklediğim bir "matematik ispatı" paylaşmak istiyorum... Lafı hiç uzatmadan doğrudan konuya gireceğim... Modelimizi ilk etapta tarif edelim; X olarak adlandırabileceğimiz bir "somut-soyut varlığımız" olduğunu varsayalım.


X'in, bu iktidar olabilir, sistem veya devlet dahi olabilir; "belli bir noktadan yola çıkarak" dalga dalga "3 katına çıkıp" üstüne "1" eklendiğini, her geri çekilmede de yüzde 50 geri geldiğini varsayalım...


Bu noktada soralım; her dalgada 3 katından 1 fazla yukarı giden ama buna karşılık yarısına kadar geri çekilen bu "DİNAMİK", sizce başladığı noktaya, hatta altına gelir mi? İlk cevabınızı duyar gibiyim: Ne devlet, ne sistem, ne parti; 3 katına kadar genleştikten sonra asla başladığı noktanın altına geri dönemez.


Sevgili dostlar, gelebilir! İnanmayacaksınız ama; HER BAŞLAYAN BİTER!


İnanmıyorsanız; gelin birlikte sorgulayalım... Bu noktada matematikte "3N+1" veya "Collatz Problemi" olarak adlandırılan dinamik eşliğinde, "dinamiğimizin" değerini belli bir noktadan başlatmak ve birkaç örneği size aktarmak istiyorum.


Örnek 1: X'imizin başlangıç değeri "3"olsun. Yukarıdaki mantığı uygulayalım ve tek sayıları, 3 katına çıkan endeksi ifade etmek için "3 ile çarpıp 1 ekleyelim", çift sayıları da yüzde 50 geri çekilme prensibi ile 2'ye bölelim. Elde ettiğimiz sayılar şöyle oluşur: "3, 10, 5, 16, 8, 4, 2, 1, 4, 2, 1..." Sonuç çok açık; trend "3" noktasından başlayıp tepe yapıyor ve "4, 2, 1" döngüsüne, yani piyasa ağzı ile "yatay" dinamiğe kavuşuyor.


Örnek 2: Yukarıdaki deneme tesadüf eseri böyle oldu diyorsanız, "7" ile başlayalım. Elde ettiğimiz sayılar şöyle: "7, 22, 11, 34, 17, 52, 26, 13, 40, 20, 10, 5, 16, 8, 4, 2, 1, 4, 2, 1..." Sonuç yine çok açık; trend "7" noktasından başlıyor "52" zirvesini zorluyor ve yeniden yatay dinamiğe kavuşuyor. Sayıları grafik üzerinde dağıtırsanız "çan eğrisi" prensibine uyan "tepe" yapıp salınan bir trend elde edebilirsiniz.


Örnek 3: Yine tesadüf oldu diyorsanız, sizi yormadan bizi küçük sayılar içinde "en tepe" noktasına götürecek sayı olan "27" ile başlayalım. Elde ettiğimiz sayıların hepsini burada yazmam mümkün değil ama bazılarını atlayarak aktarıyorum: "27, 82, 124, 9232..." Sonuç yine çok açık: "9232" noktası test edilmesine hatta hepimiz "geri dönmez" diye umutlanmamıza rağmen, belli bir noktada sert düşüşler geliyor ve yeniden kaçınılmaz sona ulaşıyoruz.


Sevgili dostlarım, denemeleri çoğaltıp "1 trilyon" başlangıç olana kadar deneyebilirsiniz. Yorulmak istemeyenler için ben sonucu aktarayım; her denemeniz için kaçınılmaz son "4, 2, 1, 4" yani dibe yakın salınan "yatay dinamik".


Sonuç: Her "başlayan" biter! Her iktidar, sistem, devlet, tez, doktrin "ne kadar genleşirse genleşsin" başladığı noktaya döner. Hâlâ inanmıyor musunuz; nerede ANAVATAN Partisi? Nerede Roma İmparatorluğu? Nerede Osmanlı? Nerede "fizik bedenler", nerede "soyut varlıklar"?

YİĞİT BULUT - HABERTÜRK

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder