TÜRKİYE'yi "kısır kuyularda" boğanlar dünya genelindeki gelişmeleri okusunlar. Belki biraz düşünürler, biraz utanırlar!
Bakın dünya nereye gidiyor?
Birkaç başlığı paylaşalım...
- Nanoteknoloji yani "maddeyi atomik ve moleküler seviyede" kontrol etme biliminde "dünya liderleri" ortaya çıkarken, "biz" bu alanda yokuz.
- Yazılım ve donanım alanında bir "ülkeyi toptan" felç edebilecek yazılımlar "geliştirildi". İşin kötüsü, uçaklarımızı uçuran yazılımlardan evdeki bilgisayarlarımıza kadar "bu şirketlerin" ürünlerini kullanıyoruz. Kendimizi koruma şansımız yok denecek kadar az.
- İnsanın "sırları" çözülüyor. Özellikle ABD'de "devlet destekli" yürütülen "insan genomu" projesine karşı özel sektörde müthiş bir atak var. ABD, AB, Çin ve Kanada'da bazı şirketler "insan DNA'sıyla ilgili" inanılmaz "teknik detaylara" sahip oldular.
- İngiltere, ABD'den sonra "bu konuya özel ve devlet" anlamında en fazla fon ayıran ülke. İngiliz araştırmacılar da "ciddi" yol almış durumdalar. AB ülkelerinde "İngiltere" DNA bilgi "kapasitesi" açısından AB'nin tamamından daha ileride.
- Amerika'da özel sektör içinde en dikkat çeken firmalardan biri "Celera Genomics" ve arkasındaki isim "devlet gen projesine" kafa tutmasıyla öne çıkan Craig Venter.
- Hatta özel şirketlerden biri olan "Celera" ve bağlaşık şirketler o kadar ileri gitmişler ki yapay bir hayat formu, daha doğrusu sentetik kromozom yapmayı başarmışlar.
- Aralarında Nobel Ödüllü Hamilton Smith adlı bilim adamının da bulunduğu 20 kişilik ekip, tamamen laboratuvar kimyasal malzemeleri kullanarak, 580 bin çift genetik şifre içeren 381 geni birbirine ekleyerek yapay kromozomu elde etmişler.
- Yapay hayat formu bir bakteriye enjekte edilip, onu ele geçirip kontrol ederek gelişiyor. Yani "beden istendiği" gibi şekillendirilebiliyor ama "ruh" yani "canlılık" için "bakteri" kullanılıyor.
- ABD ve İngiltere'deki bazı "özel laboratuvarlar" insan genomu projesini tam bir matematiksel tabloya dönüştürmek üzereler! Şöyle izah edeyim: Karşınızdakinin yaptığı biyolojik silah hakkında "en küçük bir fikriniz" dahi olamadan sizi "silebilirler".
- Aynı şekilde bu çalışmalara paralel olarak "farmakogenomi"de, yani "insanın gen yapısına uygun ilaç geliştirme" alanında da inanılmaz adımlar atılıyor. Şimdi bunu yine tersten düşünün, biyolojik bir savaşta "düşmanınız" nerede duruyor?
- İşin daha da ilginç yanı, "Amerika ve İngiltere'de" bu projelere para yatıran şirketler, genelde ülkenin en büyük "holdingleri" ve "bağlantılı şirketleri". Bu bilgi "bankası" bir süre sonra devletlerin kontrolü "dışına" çıkabilir! Böyle bir "savaş hali" içinde Türkiye'nin "durumu" çok zor. Sınır, ekonomik, psikolojik güvenlik kavramlarına "DNA güvenliği" çoktan eklenmiş durumda.
Sonuç: Türkiye'yi "kısır ve kör kuyularda geçen tartışmalarda" boğanlar ve bu ülkenin önünü açamayanlar çok iyi okusunlar... Yeni Dünya Düzeni ve "coğrafi konumumuzun bize sağladığı" avantajları "kullanmamız" için içine düştüğümüz bu "yapıdan" kurtulmalıyız.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder